Tarihten Ders Alalım

Yazar: admin | 31 Aralık 2011 | Kategori: Tarih

Arkadaşlar eminim tarihimizden bilmediğimiz ibret dolu hikayeler var. Bir yabancı tarihçi : “Tarihin öğrettiği şey, insanların ve hükümetlerin tarihten birşey öğrenmedikleridir” der. Çoğumuz için tarih tekerrürden ibarettir. Ama Mehmet Akif”in de dediği gibi tarihten ibret alınmış olsaydı tarih tekerrür eder miydi ? Bu konuyu bu yaklaşımla açmak istedim.

Burada üzerinde durduğum bazı olayları ekleyeceğim. Sizler de bildiklerinizi eklerseniz güzel bir konu olur diye düşünüyorum.Bilgilerle ilgili kaynaklar bilgi sonlarında parantez içinde verilmiştir.Birinci Dünya Savaşı başlamadan önce müttefiğimiz Avusturya-Macaristan İmparatorluğu”nun Peşte şehrine (bugünkü Budapeşte”nin Peşte bölümü) bir gezi yapan Kazım Karabekir Paşa”nın Arap mimari tarzında bir cami görüp içine girdiğinde hayretle içerde filler, maymunlar görünce burasının Macar hükümetine bağlı bir hayvanat bahçesi olduğunu anlayıp ve Türklere karşı hala bu nefteri duymalarına şaşırdım dediğini biliyor muydunuz ? (Kazım Karabekir, Birinci Cihan Harbine Neden Girdik, Emre Yayınlar, sy. 44. )

Sultan II. Abdülhamid”e bir Ermeni tarafından Yıldız Camii avlusunda suikast düzenlendiğini , Sultan”ın Cemaleddin Efendi ile yaptığı ayaküstü sohbet sayesinde kurtulduğunu ve olay anında büyük bir metanetle saltanat arabasına yönelerek atların dizginlerini ele alıp saraya yöneldiğini biliyor muydunuz ? ( Mustafa Armağan; Abdülhamid”in Kurtlarla Dansı, Ufuk Kitap, sy. 139)

Şanlı Osmanlı Devleti”nin kurucusu Osman Gazi”nin mübarek anası Hayme Hatun”un Domaniç’teki türbesini Ulu Hakan Abdülhamid Han”ın, ecdadına hürmetinin ifadesi olarak büyük bir itina ile tamir ettirip pencerelerini atlas perdelerle kaplattırdığını ve zeminini de Hereke dokuması muhteşem bir halı ile, döşettiğini ve daha sonraları iş başına gelen Halk Partisi döneminde ise o muhteşem halının türbeden gasp edilerek, partinin İnegöl ilçe yöneticilerinin kapılarına paspas yapıldığını ve atlas perdelerinin de kaymakamlık binasında kullanıldığını biliyor muydunuz ? (Recep Şükrü Apuhan ;Batı”nın Darağacında İsyan, Timaş, İst/1989 s.50)

Merhum Necip Fazıl Kısakürek in 1954 lü yıllarda çıkardığı Büyük Doğu mecmuasının bir sayısının kapağında, Osmanlı arması işlemeli sanat eseri bir kumaş resmini yayınlayınca, “padişahlık propagandası yapmak ” gibi saçma bir gerekçe ile derginin o sayısının toplatıldığını ve kendisinin de suçlanarak mahkemeye sevkedildiğini ve Necip Fazıl”ın mahkemede kendisini suçlayan savcıya gayet ibretli bir şekilde: “İçinde adalet işlerine bakılan bu binanın tepesinde aynı Osmanlı arması var Siz de mi padişahlık propagandası yapıyorsunuz?” diye haykırdığını biliyor muydunuz? ( Kısakürek, N. Fazıl; Cinnet Mustatili, Büyük Doğu Yay., İst?1983, s.281 )

Şapka inkılabından sonra Ankara Valisi Yahya Galip Bey”in İsmet İnönü”ye gelerek: “Şapkanın ortasına bir ay-yıldız koyalım ki, diğer milletlerden farkımız belli olur” demesi üzerine İnönü”nün: “Canım biz bu inkılapları farkımız olmasın diye yapıyoruz. Sen ne teklif ediyorsun” diye çıkıştığını biliyor muydunuz? ( Apuhan, Recep Şükrü; Batının Darağacında İsyan, Timaş, İst?1989 s. 53)

Yavuz Sultan Selim Han”ın Ridaniye Savaşı”nda, ileri görüşlü babası Sultan II Bayezid” ın icadı olan “içi yivli topları kullanarak büyük başarılar elde ettiğini ve bugün ise bizlerin hala II Bayezid”in bu büyük icadını tarih kitaplarımızda: “Yivli top 1868 de Almanlar tarafından icad edildi” diye okutma gafletini göstererek ecdadımızın kemiklerini sızlattığımızı biliyor muydunuz ? (Refik, ibrahim; Efsane Soluklar, Töv Yay.,İzmir/1992, s.49 )

1930”lu yıllarda Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasının,Anadoluyu tenvir etmek için çıktığı turnenin Sivas durağında,bir konser verdikten sonra gazetecinin birinin konseri izleyen bir vatandaşa: Konseri nasıl buldunuz? diye sorması üzerine zavallı adamcağızın, sağına soluna ürkekçe bir göz attıktan sonra gazetecinin kulağına: ” Valla beyefendi,Sivas,Sivas olalı,Timurdan beri böyle zulüm görmedi” diye cevap verdiğini biliyor muydunuz ? (Yayın Dünyasına Anahtar dergisi, İst/1990, s. 11)

Tek parti iktidarı döneminde,devletin açmış olduğu müzik okullarının bir tanesinde,öğrencilerden bazılarının ders arasında kendi öz müziği olan Türk müziği çalmaya teşebbüs ettikleri için yabancı uzman Herr Zuckmayer tarafından okuldan atıld

Planları başta Fatih Sultan Mehmed olmak üzere Mimar Muslihiddin tarafından çizilen ve inşaatında Koca Sultan ın , bile taştaşıdığı Rumeli Hisarı”nın, altı bin işçinin geceli gündüzlü vecd ve iman havasının lezzeti ve heyecanı içinde çalışması sayesinde yüzotuziki gün gibi akıl almaz bir zamanda bitirildiğini , hisarın planına kuş bakışı nazar edildiği zaman, Arapça ”Muhammed” yazısı okunacak şekilde olduğunu ve bu muazzam abidenin “Mim” harflerinin olduğu yerde kulelerin , “Ha ” ve “Dal” harflerinin olduğu yerde ise istihkamların yer aldığını biliyor muydunuz? (Muammer Yılmaz; Fatih”in Şahsiyetinden Çizgiler, şahsi basım, Kayseri/1993, s. 10 )

“Dindar bir adam yazmıştır” diye değiştirilmeye ve hor görülmeye başlanan “İstiklal Marşı”mıza karşı ilk hücumların İsmet İnönu hükümeti zamanında ve Cumhuriyet Halk Partisı nin yayın organı gazeteler tarafından organize edildiğini , bu milli marşımızın kırkiki yıl da yirmibir defa değiştirilmek istenilmesine rağmen o günden bu güne hiç bir faninin ve eli dilinin bunu başaramadığını biliyor muydunuz? (Muhiddin Nalbantoğlu; İstiklal Marşımızın Tarihi, Cem Yay., İstanbul/ 1964, s. 56 )

Büyük İslam astronomu ve devlet adamı Uluğ Bey” in 11394/1449), Semerkant”da kurmuş olduğu rasathanesinde,yeryüzünün güneş etrafındaki tam devrini yani bir yılı, 365 yeryüzünün güneş gün 6 saat, 9 dakika, 6 saniye olarak hesapladığını , aradan asırlar geçip 20. yüzyılın en modern cihazları ile yapılan hesaplarla, Uluğ Bey”in hesapları arasında sadece 58 saniye farkın bulunduğunu biliyor muydunuz ? (Yavuz Bülent Bakiler; Türkistan Türkistan, Türk Edebiyatı Vakfı Yay., İst?1986, s. 259)

İmkansızlıklar içinde Kafkasya dağlarında yıllarca sürdürdüğü özgürlük mücadelesinden sonra Ruslara esir düşen Kafkas kartalı Şeyh Şamil”in büyük bir törenle Petersburg”a getirilip, şerefine büyük balo düzenlendiğini ve Çar ll. Aleksandr”ın Şamil” e bu baloyu nasıl bulduğunu sorması üzerine Büyük İmam”ın:”Çar hazretlerine meçhul değildir ki Cenab-ı Hak dünyayı Hristiyanlara ve ahireti Müslümanlara vaad buyurmuşlar. O İlahi ”Cennet”e gidemeyeceğinize göre, dünyayı Cennet”e çevirmekte çok isabet buyurmuşsunuz” diye müthiş bir cevap verdiği9-ni biliyor muydunuz ? (İbrahim Refik; Efsane Soluklar, T Ö V. Yay.,İzmir/1992, s. 102)

Hanefi mezhebinin kurucusu çağının yetiştirdiği dev kamet İmam-ı Azam Hazretleri”nin kitap ve sünnetten beşyüzbin meselenin hükmünü çıkartıp dörtbin fetva verdiğini biliyor muydunuz ? (Mustafa Kara; Tekkeler ve Zaviyeler, Dergah Yay., İst?1990, s. 15)

Rusya”nın başkenti Moskovanın yaklaşık 150 yıl Türk hakimiyetinde kaldığı , Moskova”nın merkezindeki altın kubbeli kilisenin Türk hakimiyetinden kurtuluşun şerefine inşa edildiğini biliyor muydunuz ? (Sur dergisi, Aralık/1990, sayı: 177, s. 36 )

Kanuni Sultan Süleyman ( 1495- 1566) döneminde Sivas”ın bütçesinin 20 milyon altın olduğunu ve buna karşılık yine aynı dönemde Fransa Birleşik Krallığı”nın bütçesinin 4 milyon altın ve Birleşik İngiltere Krallığı”nın bütçesinin de 3,5 milyon altın olduğunu biliyor muydunuz ? (Mevlana Güldestesi, Konya Belediyesi Vay., Konya/1993, 5. 146)

Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri”nin 1960 Mart”ında ağır hasta vaziyette Urfa”ya gelmesi üzerine, bunu haber alan İçişleri Bakanlığı”nın, derhal Üstad”ı geri gönderme emri çıkardığını… Halkın yoğun baskısı üzerine Urfa valisinin “Efe Nedim, Said Nursi çok hasta ve müsaid bir araba da yok. ” demesine karşılık İçişleri Bakanı Namık Gedik”in: “Çöp arabasıyla da olsa göndereceksiniz!” talimatını verdiğini ve bunu öğrenen Bediüzzaman Hazretleri”nin ibretli bir şekilde: “O kendi kaderini kendi yazmış oldu” dediğini ve ,çok kısa bir zaman sonra İçişleri Bakanı Namık Gedik” in Genelkurmay binasından kendini atarak intihar edip, cesedinin de çöp arabasıyla taşındığını biliyor muydunuz? (İhsan lşık;Bediüzzaman ve Nurculuk, Ünlem Yay., İst?1990, s. 63)

Osmanlı”dan itibaren asırlardır topraklarımız içinde kalmış olan Balkanlar ve Rumeli”nde yaşayan kendi soydaşlarımıza dini milli kültürümüz adına gözle görülür bir yardım eli uzatmamamıza rağmen “Muhteşem Osmanlı!” düşüncesinin gönüllerden silinmediğini ve bugün Arnavutluk”ta “Türk” kelimesinin onlar için doğruluk, dürüstlük , yiğitlik, efendilik ve hakbilirlik manalarına geldiğini hatta o kadar ki, bazı Arnavutların kendi aralarında bile yemin ederken: “Doğru söylemiyorsam Türk olmayayım!” diyerek birbirlerini inandırmaya çalıştıklarını biliyor muydunuz ? (Yavuz Bülent Bakiler; Üsküp”ten Kosova”ya, Polat Ofset matbaası, Ankara/ 1991, s. 38 )

Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy”un Cumhuriyet”in ilk yıllarında Ankara”ya çağırıldığını ve orada halledilmesi gereken o kadar önemli mesele varken “kalpak ” meselesinin görüşülmesi üzerine iyice canı sıkılan Akif”in: “Ben de bu adamların başımın içine bakacaklarını sanmıştım. Ama onlar tepesine baktılar” diye hayıflandığını biliyor muydunuz? (Zafer dergisi,Nisan/1993, s. 12 )

Bugün Prof. Dr. Haydar Baş hocanın “Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler” isimli kitabını karıştırırken dikkatimi bir konu çekti.Apo”nun Suriye”de bulunduğu dönemde Papa”ya bir yazı yazdığını ve bunun sonucunda Papalığın Doğu Kiliseleri Birliği Komisyonunun başı Achille Silvestrini”nin Vatikan”ın PKK”yı desteklediğini açıkladığını biliyor muydunuz ? ( Hardar Baş, Dini ve Milli Bütünlüğümüze Yönelik Tehditler , İcmal Yay., sy 76. )

Yorum Yap

  • Kategoriler

msn aç Spartacus 3. Sezon Vengeance izle

Bildigim.com Sitemap - Tüm Hakları Saklıdır.