‘Farabi Kimdir?’ Etiketli Yazılar

FARABİ’NİN HAYATI

Yazar: Admin 2 | 31 Aralık 2015 | Kategori: Eğitim | Yorum Yok »
Etiketler: ,







bildigim.com’da içerik almaya devam ediyoruz. Bugün Eğitim kategorisinde ki FARABİ’NİN HAYATI konjusundaki bir konuyu paylaşacağız sizinle. Yazının asıl sahibinin adı Serkan Yahya .

Asıl adı Ebu Nasr Muhammed b. Muhammed b. Tarhan b. Uzluğ el-Farabi et-Türki olan Farabi’nin Türkistan’ın Farab şehri (bugünkü Kazakistan sınırları dahilinde bulunan Otrar ) yakınlarındaki Vesiç kasabasında doğduğu sanılmaktadır.

Doğum tarihi ise çoğu tarihçi tarafından 871 veya 872 olarak kaydedilmektedir. Filozofun ismi olan Farabi kelimesi ise, kendisinin bağlı olduğu vilayeti göstermektedir. Nitekim bu kelime bugünkü anlamı ile “Farablı”  anlamına gelmektedir.
Ceyhun ve Seyhun yani Sırderya ve Amuderya ırmakları arasında kalan ve Türklerin “Çayardı”, Arapların “Maveraünnehir” dediği bölgenin o zaman için önemli şehirlerinden birisi olan Farab şehri, sonradan Otrar ismini almış ve Moğol istilasından sonra da  yıkılmıştır. Seyhun ırmağının kenarında bulunan bu şehir o zaman için yeşillikleri, ağaçları ve bahçeleri ile de tanınmaktaydı.1

Latin Ortaçağı’nda Alfarabius ve Abunaser isimleriyle anılan Farabi’nin babasının Vesiç Kalesi kumandanı olduğu dışında ilesi hakkında bilgiler günümüze kadar gelmemiştir. O devirde Samaniler Devleti sınırlarında bulunan eğitim programının genel olarak dini, eğitim dilinin ise Arapça olmakla birlikte Farsça’nın da kısmen okutulduğu bilinmektedir. Bu ortamda çocukluk çağlarını geçiren Farabi’nin iyi bir tahsil gördüğü bilinmekle birlikte hocalarının kimler olduğu ve eğitiminin kimler olduğu hakkında bilgi mevcut değildir.

Farabi, Farab şehrindeki tahsilini tamamladıktan sonra  bilinmeyen bir tarihte memleketinden ayrıldığı ve hayatı boyunca devam edecek olan bir  seyahate başladığı bütün kaynaklarda belirtilmektedir. Farabi’nin bu seyahati esnasında önce Buhara, Semerkand, Merv ve Belh gibi kendi bölgesinin ve İran’ın önemli ilim ve kültür merkezlerini ziyaret ettiği  daha sonra ise Bağdat’a vardığı tahmin edilmektedir. Bununla birlikte Farabi’nin bu devirde 40 yaşını geçtiği de bilinmektedir. Dönemin kaynakları Farabi’nin bu dönemde ünlü dil bilgini İbnü’s-Serrac’dan Arapça okuduğunu, kendisinin de ona mantık okuttuğunu bildirmektedirler. Farabi’nin böyle bir dil bilgini ile buluşması ve karşılıklı olarak birbirlerinden istifade etmiş olmaları Farabi’nin önceden çok iyi bir eğitim aldığını göstermesi açısından önemlidir. 2

Farabi’nin Bağdat’taki faaliyetleri ile ilgili olarak belirtilenlere göre Farabi, Bağdat’ta Nesturi bir Hıristiyan olan Ebu Bişr Matta b. Yusuf’dan mantık okumuştur. Bununla birlikte Farabi’nin mantık ve felsefe alanında kendisinden büyük ölçüde istifade ettiği kişi Harranlı Yuhanna b. Haylan olmuştur. Fakat kaynaklar arasında Farabi’nin Haylan’dan Bağdat’ta mı yoksa Harran’da mı ders aldığı konusunda tam bir bütünlük bulunmamaktadır. 20 yıl kadar Bağdat’ta kalan Farabi’nin burada meydana gelen karışıklıklar sebebiyle 941 veya 942 yılında Dımaşk’a (Şam) gittiği bilinmektedir. Farabi’nin Şam’a gittiği sırada  burayı elinde bulunduran İhşidiler Devleti tarafından himaye edildiği ve bu tarihlerden sonra da Hamdani hükümdarlarından olan ve cesurluğu kadar ilim adamları ve sanatkarlara olan alaka, ikram ve iltifatlarıyla da tanınan Seyfüddevle’nin izzet ve ihsanlarına kavuştuğu anlaşılan Farabi’nin 948 yılında Mısır’a kısa bir ziyaret yaptıktan sonra Şam’a döndüğü ve burada vefat ettiği bilinmektedir. Farabi’nin ölüm tarihinin Aralık 950 olduğu ve öldüğünde 80 yaşlarında olduğu bilinmektedir. Farabi’nin cenazesine on beş devlet büyüğüyle birlikte Emir Seyfüddevle’nin de katıldığı yine kaynaklarda  belirtilmektedir. 3

Hayatı boyunca dürüstlüğü ve doğruluğu kendisine ilke edinen Farabi, öldükten sonra ünlü kişilerin adı ve şahsiyeti etrafında örülen menkıbeler ağı Farabi için de örülmüştür. Bu menkıbelere daha çok Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra yazılan kültür tarihi niteliğindeki kitaplarda rastlanılmaktadır. Hikayelerden birisi Farabi’yi Büveyhioğulları veziri meşhur edebiyatçı Sahib İsmail b.  Abbad ile karşılaştırmaktadır. Bu hikayeye göre Farabi, bu vezirin bir toplantısına, kendisini tanıtmadan girer. Toplantıdakiler kendisini tanımadıkları için onunla alay eder. Biraz sonra içkiler içilmeye ve kafalar tütsülenip dönmeye başlar. Bunun üzerine Farabi bir musiki parçası çalarak oradakilerin hepsini uyutur ve bir kağıt üzerine, “Farabi yanınıza geldi, onunla alay ettiniz, o da sizi uyuttu ve çıkıp gitti.”  şeklinde bir yazı yazar. Ayılınca meseleyi öğrenen ünlü vezir Sahib İsmail, kendisinin Farabi ile görüşmesine engel olan bu hadiseye yıllarca hayıflanır. 4

Farabi ile ilgili olarak anlatılan bir başka menkıbeye göre ise; Farabi bir gün ilk defa Emir Seyfüddevle’nin sarayına hayatı boyunca üzerinden çıkarmadığı Orta Asya Türk kıyafetiyle gider. Emir kendisine oturmasını söyleyince Farabi,  “Benim yerime mi, senin yerine mi diye sorar.Seyfüddevle “Kendine layık olan yere otur.” deyince  Farabi, oradaki kalabalığı yarıp geçerek Seyfüddevle’nin yanına oturup onu yere düşürür. Bunun üzerine Emir, devlet büyüklerine, sadece kendi aralarında kullandıkları bir dille Farabi’ye soru soracağını belirtir ve cevap veremezse edebe aykırı davranan bu ihtiyarın saraydan atılmasını emreder. Konuşulanları anlayan Farabi, aynı dille Seyfüddevle’ye cevap verir. Emir hayretle “Sen bu dili biliyor musun?” diye sorar. Bunun üzerine Farabi ; “Ben yetmişten fazla dil bilirim” diye cevap verir. 5

Kaynaklarda kısa boylu, köse sakallı, zayıf nahif bir bünyeye sahip olduğu belirtilen Farabi’nin yaşadığı süre boyunca Orta Asya Türk kıyafetini üzerinden hiç çıkarmadığı yine kaynaklarda belirtilmiştir. Farabi’nin ayrıca maddi servete değer vermeyen, şöhret ve gösterişten nefret eden, ruh ve ahlak temizliğini her şeyin üstünde tutan bir zahit olduğu da bilinmektedir. Genellikle münzevi bir hayat yaşamayı seven Farabi hayatı boyunca hiç evlenmemiş ve mal mülk edinmemiştir. 6

Tarihçi TALHA GÖNÜLALAN tarafından yapılan bir çalışmadır. Detaylı bilgi için tgonulalan@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. Sayfamızda bu konuyla ilgili çok sayıda çalışma vardır.

http://www.putur.com/farabinin-hayati/

Devamını oku..

FARABİ’NİN HAYATI

Yazar: Admin 2 | 31 Aralık 2015 | Kategori: Eğitim | Yorum Yok »
Etiketler: ,







bildigim.com’da içerik almaya devam ediyoruz. Bugün Eğitim kategorisinde ki FARABİ’NİN HAYATI konjusundaki bir konuyu paylaşacağız sizinle. Yazının asıl sahibinin adı Serkan Yahya .

Asıl adı Ebu Nasr Muhammed b. Muhammed b. Tarhan b. Uzluğ el-Farabi et-Türki olan Farabi’nin Türkistan’ın Farab şehri (bugünkü Kazakistan sınırları dahilinde bulunan Otrar ) yakınlarındaki Vesiç kasabasında doğduğu sanılmaktadır.

Doğum tarihi ise çoğu tarihçi tarafından 871 veya 872 olarak kaydedilmektedir. Filozofun ismi olan Farabi kelimesi ise, kendisinin bağlı olduğu vilayeti göstermektedir. Nitekim bu kelime bugünkü anlamı ile “Farablı”  anlamına gelmektedir.
Ceyhun ve Seyhun yani Sırderya ve Amuderya ırmakları arasında kalan ve Türklerin “Çayardı”, Arapların “Maveraünnehir” dediği bölgenin o zaman için önemli şehirlerinden birisi olan Farab şehri, sonradan Otrar ismini almış ve Moğol istilasından sonra da  yıkılmıştır. Seyhun ırmağının kenarında bulunan bu şehir o zaman için yeşillikleri, ağaçları ve bahçeleri ile de tanınmaktaydı.1

Latin Ortaçağı’nda Alfarabius ve Abunaser isimleriyle anılan Farabi’nin babasının Vesiç Kalesi kumandanı olduğu dışında ilesi hakkında bilgiler günümüze kadar gelmemiştir. O devirde Samaniler Devleti sınırlarında bulunan eğitim programının genel olarak dini, eğitim dilinin ise Arapça olmakla birlikte Farsça’nın da kısmen okutulduğu bilinmektedir. Bu ortamda çocukluk çağlarını geçiren Farabi’nin iyi bir tahsil gördüğü bilinmekle birlikte hocalarının kimler olduğu ve eğitiminin kimler olduğu hakkında bilgi mevcut değildir.

Farabi, Farab şehrindeki tahsilini tamamladıktan sonra  bilinmeyen bir tarihte memleketinden ayrıldığı ve hayatı boyunca devam edecek olan bir  seyahate başladığı bütün kaynaklarda belirtilmektedir. Farabi’nin bu seyahati esnasında önce Buhara, Semerkand, Merv ve Belh gibi kendi bölgesinin ve İran’ın önemli ilim ve kültür merkezlerini ziyaret ettiği  daha sonra ise Bağdat’a vardığı tahmin edilmektedir. Bununla birlikte Farabi’nin bu devirde 40 yaşını geçtiği de bilinmektedir. Dönemin kaynakları Farabi’nin bu dönemde ünlü dil bilgini İbnü’s-Serrac’dan Arapça okuduğunu, kendisinin de ona mantık okuttuğunu bildirmektedirler. Farabi’nin böyle bir dil bilgini ile buluşması ve karşılıklı olarak birbirlerinden istifade etmiş olmaları Farabi’nin önceden çok iyi bir eğitim aldığını göstermesi açısından önemlidir. 2

Farabi’nin Bağdat’taki faaliyetleri ile ilgili olarak belirtilenlere göre Farabi, Bağdat’ta Nesturi bir Hıristiyan olan Ebu Bişr Matta b. Yusuf’dan mantık okumuştur. Bununla birlikte Farabi’nin mantık ve felsefe alanında kendisinden büyük ölçüde istifade ettiği kişi Harranlı Yuhanna b. Haylan olmuştur. Fakat kaynaklar arasında Farabi’nin Haylan’dan Bağdat’ta mı yoksa Harran’da mı ders aldığı konusunda tam bir bütünlük bulunmamaktadır. 20 yıl kadar Bağdat’ta kalan Farabi’nin burada meydana gelen karışıklıklar sebebiyle 941 veya 942 yılında Dımaşk’a (Şam) gittiği bilinmektedir. Farabi’nin Şam’a gittiği sırada  burayı elinde bulunduran İhşidiler Devleti tarafından himaye edildiği ve bu tarihlerden sonra da Hamdani hükümdarlarından olan ve cesurluğu kadar ilim adamları ve sanatkarlara olan alaka, ikram ve iltifatlarıyla da tanınan Seyfüddevle’nin izzet ve ihsanlarına kavuştuğu anlaşılan Farabi’nin 948 yılında Mısır’a kısa bir ziyaret yaptıktan sonra Şam’a döndüğü ve burada vefat ettiği bilinmektedir. Farabi’nin ölüm tarihinin Aralık 950 olduğu ve öldüğünde 80 yaşlarında olduğu bilinmektedir. Farabi’nin cenazesine on beş devlet büyüğüyle birlikte Emir Seyfüddevle’nin de katıldığı yine kaynaklarda  belirtilmektedir. 3

Hayatı boyunca dürüstlüğü ve doğruluğu kendisine ilke edinen Farabi, öldükten sonra ünlü kişilerin adı ve şahsiyeti etrafında örülen menkıbeler ağı Farabi için de örülmüştür. Bu menkıbelere daha çok Farabi’nin ölümünden birkaç yüzyıl sonra yazılan kültür tarihi niteliğindeki kitaplarda rastlanılmaktadır. Hikayelerden birisi Farabi’yi Büveyhioğulları veziri meşhur edebiyatçı Sahib İsmail b.  Abbad ile karşılaştırmaktadır. Bu hikayeye göre Farabi, bu vezirin bir toplantısına, kendisini tanıtmadan girer. Toplantıdakiler kendisini tanımadıkları için onunla alay eder. Biraz sonra içkiler içilmeye ve kafalar tütsülenip dönmeye başlar. Bunun üzerine Farabi bir musiki parçası çalarak oradakilerin hepsini uyutur ve bir kağıt üzerine, “Farabi yanınıza geldi, onunla alay ettiniz, o da sizi uyuttu ve çıkıp gitti.”  şeklinde bir yazı yazar. Ayılınca meseleyi öğrenen ünlü vezir Sahib İsmail, kendisinin Farabi ile görüşmesine engel olan bu hadiseye yıllarca hayıflanır. 4

Farabi ile ilgili olarak anlatılan bir başka menkıbeye göre ise; Farabi bir gün ilk defa Emir Seyfüddevle’nin sarayına hayatı boyunca üzerinden çıkarmadığı Orta Asya Türk kıyafetiyle gider. Emir kendisine oturmasını söyleyince Farabi,  “Benim yerime mi, senin yerine mi diye sorar.Seyfüddevle “Kendine layık olan yere otur.” deyince  Farabi, oradaki kalabalığı yarıp geçerek Seyfüddevle’nin yanına oturup onu yere düşürür. Bunun üzerine Emir, devlet büyüklerine, sadece kendi aralarında kullandıkları bir dille Farabi’ye soru soracağını belirtir ve cevap veremezse edebe aykırı davranan bu ihtiyarın saraydan atılmasını emreder. Konuşulanları anlayan Farabi, aynı dille Seyfüddevle’ye cevap verir. Emir hayretle “Sen bu dili biliyor musun?” diye sorar. Bunun üzerine Farabi ; “Ben yetmişten fazla dil bilirim” diye cevap verir. 5

Kaynaklarda kısa boylu, köse sakallı, zayıf nahif bir bünyeye sahip olduğu belirtilen Farabi’nin yaşadığı süre boyunca Orta Asya Türk kıyafetini üzerinden hiç çıkarmadığı yine kaynaklarda belirtilmiştir. Farabi’nin ayrıca maddi servete değer vermeyen, şöhret ve gösterişten nefret eden, ruh ve ahlak temizliğini her şeyin üstünde tutan bir zahit olduğu da bilinmektedir. Genellikle münzevi bir hayat yaşamayı seven Farabi hayatı boyunca hiç evlenmemiş ve mal mülk edinmemiştir. 6

Tarihçi TALHA GÖNÜLALAN tarafından yapılan bir çalışmadır. Detaylı bilgi için tgonulalan@gmail.com adresine mail atabilirsiniz. Sayfamızda bu konuyla ilgili çok sayıda çalışma vardır.

http://www.putur.com/farabinin-hayati/

Devamını oku..
  • Kategoriler

msn aç Spartacus 3. Sezon Vengeance izle

Bildigim.com Sitemap - Tüm Hakları Saklıdır.