‘Apple’ Kategorisi için Arşiv

HTC One Mini

Yazar: Admin 2 | 5 Ağustos 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »







Kaynak: HTC One Mini

HTC’nin alüminyum tasarımıyla beğenilen amiral gemisi One’ın küçük sürümü HTC One Mini’yi masaya yatırdık. HTC One Mini’nin ekranı ne kadar iyi? Size beklenen performansı verebilecek mi? Peki ya ultrapixel kamerası HTC One’daki kadar iyi mi?

HTC One Mini’nin gövdesinde kullanılan malzemelerin HTC One’dakinden bir eksiği yok. One Mini’yi elimize aldığımızda bize verdiği his, onun HTC One kadar kaliteli olduğuydu. Bununla birlikte HTC One Mini’nin tasarımında bazı farklılıklar da var; polikarbonat çerçeve ve seramik optikler gibi. Bu ek özellikler, HTC One Mini’nin kenarlarını daha duyarlı bir hale getirmiş.

4.3 inç’lik ekrana sahip telefonu taşınabilir boyutları sayesinde tek elle kullanmanız çok kolay. HTC’nin son sürüm Gorilla Glass 3 ile koruduğu HD çözünürlüklü LCD ekran, laboratuvarımızda gerçekleştirdiğimiz testlerde iyi kontrast, parlaklık ve renk aralığı değerleri vermeyi başardı.

HTC One’ı güncelleme yoluyla şu an için en fazla Android 4.2’ye yükseltebiliyorsunuz. HTC One Mini ise kutusundan Android 4.2.2 ile çıkıyor. Dolayısıyla cep Hızlı Ayarlar işlevini kutusundan çıktığı haliyle sunuyor. Hafif bir arayüz olan Sense 5, Android’i haber beslemesi (BlinkFeed) ve Zoe gibi özel işlevlerle zenginleştiriyor. BlinkFeed sayesinde birçok web sitesinden alınan haberleri, bunun yanı sıra Facebook ve Twitter’daki gönderileri ekranda bir araya getirebiliyorsunuz. Zoe ise etkileşimli albümler oluşturmanıza izin veriyor.

Cihazın işlemcisi orta seviye bir işlemci olan Qualcomm Snapdragon 400. One Mini’nin performansı, ağabeyi One kadar müthiş olmasa da herhangi bir takılma ve gecikmeye hiç rastlamadık. Galaxy S4 Mini’yle yaptığımız karşılaştırmada HTC’nin cebinin biraz daha hızlı tepki verdiğini söyleyebiliriz.

Devamını oku..

Facebook Telefon Çıkarıyor !!

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,







New York Times’ın haberine göre Facebook akıllı telefon donanımı üretmek için Apple’ın eski mühendislerini ekibine katmaya başladı bile. Şu ana kadar daha önce iPhone üzerinde çalışmış yarım düzineden fazla yazılım ve donanım mühendisi Facebook tarafından işe alındı.

Bu Facebook’un akıllı telefon üretimine yönelik üçüncü denemesi olacak. 2010 yılında başlatılan ilk proje rafa kaldırılmıştı. Daha sonra Facebook’un HTC ile kod adı “Buffy” olan bir akıllı telefon üzerinde birlikte çalıştığı ortaya çıkmıştı. Bu projenin hala devam ettiği bildiriliyor.

Şimdi Buffy projesinde çalışan ekip ile Apple tecrübesi olan mühendisler, bir arada genişletilmiş bir projede çalışacak.

Facebook’un motivasyonu aslında oldukça açık. Yeni halka açılmış bir şirket olarak gelir kaynaklarını zenginleştirmeyi, mobil tarafında rakiplerinin gerisinde kalmamayı amaçlıyorlar.

Facebook bu projeyi gizli tutmak için büyük çaba sarf etti. İşe alım sürecini oldukça gizli tuttu. Ancak biz bu haberi kaleme aldığımıza göre bu konuda Apple kadar başarılı olmadıkları açık.

Peki bir yazılım firması, donanım alanına geçtiğinde başarılı olabilir mi? Yazılım ve donanımın farklı kültürlerini karıştırmak iyi sonuç verir mi? Apple’ı bir kenara koyarsak bu alanda elimizde çok fazla iyi örnek olduğunu söylemek zor.

Telefon üretmeyi deneyip çuvallayan elektronik devlerini de unutmamak gerekiyor. HP bunlardan biriydi. Keza Dell de. Sony hiç bir zaman bu alanda istediği noktaya gelemedi.

İlk dört nesil iPhone mühendislerinden olan Hugo Fiennes bunun nedenini özetliyor aslında:

“Telefon üretmek hemen üstüne atlayabileceğiniz bir şey değil. Bir akıllı telefonda küçücük bir değişiklik yaparsınız ve bu tüm antenlerin çalışma şeklini değiştirebilir. Belli bir süre bunu yapmadan öğrenmeniz mümkün değil. Telefon işine girmek çok karmaşık bir olay”

Facebook da kendi imkanlarıyla ve tecrübesiz bir ekiple donanım üretemeyeceğinin ayrımına varmış gibi görünüyor. Facebook eğer bir akıllı telefon çıkaracak ise, bu Apple tecrübesini firmaya getiren mühendislerle olacak.

Facebook’un başka opsiyonları da mevcut. Halka arzdan gelen para (16 milyar dolar), piyasa değeri 6 milyarın altına düşen Blackberry üreticisi RIM’i almak için fazlasıyla yeterli. Google’ın Motorola’yı almasına kızan HTC’nin de 11.5 milyarlık bir fiyat etiketine sahip olduğunu ekleyelim.

İlgili Konular ;
– Facebook Telefon

Devamını oku..

Saç Düzleştiricilerinde Formaldehit Tehlikesi

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,







Bir çok bayanın olmazsa olmazların arasına giren saç düzleştiricileri sağlığı tehdit ediyor!

Yapılan araştırmalarda saç düzleştiricilerinde belirli kanser tiplerinin gelişimini tetikleyen formaldehit bulunduğu gösteriyor. Paketlerin üzerinde “formaldehit içermez” yazan bazen ürünlerde yine de bu maddenin bulunduğu tespit edildi.

Formaldehite maruz kaldığında insan vücudunda bazı tepkiler meydana geliyor. Bu belirtiler arasında kaşıntı, burun kanaması ve ciltte tahriş yer alıyor.

Formaldehit nedir?

Formaldehit su ile çözünen likit bir gazdır. Ancak yüksek sıcaklıklarla karşılaştığında buharlaşır ve solunum yoluyla insan vücuduna girer.

Bilim adamları kuaförlerde kullanılan pek çok ürünün formaldehit içerdiğini ve toplatılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar kullandığı ürünün garantisini verebilecek kuaförlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor.

Devamını oku..

Rowenta Silence Force

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , ,







Rowenta Silence Force

Dünyanın en sessiz süpürgesi:

Size çalıştığını bile hissettirmeyen Yeni Rowenta Silence Force Extreme, hem toz torbalı hem de toz torbasız süpürgelerde dünyanın en sessizidir.

Kusursuz temizlik performansı:

Çoklu Siklon Teknolojisi, 1 yerine 5 farklı ve güçlü siklon etkisi yaratır. Performansını asla kaybetmez, kesintisiz ve mükemmel bir temizlik sağlar.

Tasarımı ve renk seçenekleri:

Şık, teknolojik tasarımı ve göz alıcı renkleriyle sizi kendine hayran bırakacak.

Devamını oku..

En Populer Facebook Kapak Fotoğrafları

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , ,







374856_289311407781544_287491991296819_778240_770015175_n

388178_289311441114874_287491991296819_778241_2025580492_n

392323_289311357781549_287491991296819_778238_1455738368_n

395412_289311501114868_287491991296819_778242_1974420605_n


395859_289311377781547_287491991296819_778239_1132963126_n

v1

v2

v3


v4 (1)

v4

v5

v6


v7

v8

v9

v10


v11

v12

v13

v14


v15

v16

v17

v18


v19

v20

v21

v22


v23

v24

v25

v26


v27

v28

v30

v37


v41

v42

v43

v44


v45

v46

v47

v48


v49

v50

v51

v52


v53

v54

v55

v59


v60

v61

v65

v68


v69

v86

v87

v88


v89

v90

v98

v99




Devamını oku..

Kablosuz İnternet Spermleri Öldürüyor

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , ,







Yakınlarda çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız, dikkat edin.

Teknolojiyle haşır neşir, notebook kullanan biriyseniz ve ileri de ya da yakınlarda çocuk sahibi olmayı düşünüyorsanız, dikkatli olun.

Bilim adamaları nın araştırmasına göre 4 saat boyunca Notebook’un Wi-Fi bağlantısına maruz kalan spermler ciddi hasar görüyor.

Araştırmada konuyla ilgili şöyle deniyor:

“Verilerimiz gösteriyor ki Wi-Fi ile internete bağlı bir laptop erkek üreme organlarına yakın olacak şekilde (mesela kucakta) uzun süre durduğunda sperm kalitesinin ciddi şekilde düşmesine neden oluyor.”

Araştırma henüz çok sayıda denekle yapılmamış olsa da sonuçlar gösteriyor ki Wi-Fi ile bağlı dizüstü bilgisayarlı söz konusu şekilde uzun süre kullanmak spermlere zarar vermekte ve erkeğin üretkenliğini kötü bir şekilde etkilemekte. Ayrıca dna hasarı riskini artırmakta ki bu da olası bir bebeğin Sağlık sorunları yaşamasına neden olabilir.

Devamını oku..

Saç Düzleştiriciler Tehlike Saçıyor

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , ,







Bir çok bayanın olmazsa olmazların arasına giren saç düzleştiricileri sağlığı tehdit ediyor!

Yapılan araştırmalarda saç düzleştiricilerinde belirli kanser tiplerinin gelişimini tetikleyen formaldehit bulunduğu gösteriyor. Paketlerin üzerinde “formaldehit içermez” yazan bazen ürünlerde yine de bu maddenin bulunduğu tespit edildi.

Formaldehite maruz kaldığında insan vücudunda bazı tepkiler meydana geliyor. Bu belirtiler arasında kaşıntı, burun kanaması ve ciltte tahriş yer alıyor.

Formaldehit nedir?

Formaldehit su ile çözünen likit bir gazdır. Ancak yüksek sıcaklıklarla karşılaştığında buharlaşır ve solunum yoluyla insan vücuduna girer.

Bilim adamları kuaförlerde kullanılan pek çok ürünün formaldehit içerdiğini ve toplatılması gerektiğini belirtiyor. Uzmanlar kullandığı ürünün garantisini verebilecek kuaförlerin tercih edilmesi gerektiğini vurguluyor

Devamını oku..

Bir kadın olarak spor fotoğrafçılığı Mine Kasapoğlu Puhrer

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , ,







Olimpiyat fotoğrafçılığının bilinmeyen yanları

Londra Olimpiyatları’nın resmi fotoğrafçısı Mine Kasapoğlu Puhrer, ‘en iyi kare’yi yakalamak için mücadele eden fotoğrafçıları anlattı. ‘Olimpik bir spor’ olarak fotoğrafçılığın ince ayrıntıları…

Londra 2012 Olimpiyatları’nda resmi fotoğrafçıyım. Görevim Türk Milli Takımı’nı takip etmek ve olimpiyatların en heyecanlı anlarını görüntülemek. Belki de dünyanın en büyük spor organizasyonunda fotoğraf çekmeye çalışırken basın çalışanı ve fotoğrafçı olarak bizler de ister istemez bir yarış içinde oluyoruz. Zamanla, birbirimizle, trafikle, ekipmanımızla… Olimpiyatlar biz fotoğrafçılar için de bir yarış. Eğer fotoğrafçılık bir ‘olimpik spor’ olsaydı, acaba hangi dallarda madalya verilirdi? Yakalaması en zor fotoğraf, en klasik fotoğraf, fotoğraflarını basına en hızlı veren fotoğrafçı, en kısa zamanda lens/kart/pil değiştirme, en ağır ekipmanla koşu yarışı ?

Olimpiyatların sloganı ‘Citius, Altius, Fortius’ yani ‘daha hızlı, daha yüksek, daha güçlü’. Olimpizmin en önemli uç değerleri ise arkadaşlık, mükemmellik ve saygı. Olimpiyat fotoğrafçılarına madalya yok tamam ama olimpiyat ruhu acısından fotoğrafçılığı bir ele alalım, bakalım.

Mine Kasapoğlu Puhrer kimdir ?

Profesyonel fotoğrafçı, milli snowboardcu ve snowboard milli takım antrenörü. Koç Özel Lisesi’nden 1995 yılında mezun oldu. 1999’da Pennsylvania’da Gettysburg College’den ve 2003’te Paris’te Speos Photographic Institute’ten mezun oldu. 2000 senesinden beri fotoğraf çekiyor. 2007’de Apple profesyonel fotoğrafçılarından biri seçildi. Uluslararası düzeyde spor fotoğrafçılığı yapıyor. 2002 Salt Lake Olimpiyatları’nda organizasyon komitesi resmi fotoğrafçısı olarak çalıştı. 2004 Atina, 2006 Torino, 2008 Beijing Olimpiyatları’na fotoğrafçı olarak katıldı.
Vancouver 2010 Kış Olimpiyat Oyunları’nda ve ilk defa düzenlenen Singapur 2010 ve 2012 Innsbruck Kış Gençlik Olimpiyat Oyunları’nda Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin fotoğrafçı kadrosunda yer aldı. Spor dışında backstage ve portre de çekiyor. Türkiye ’de en çok Vogue Türkiye dergisi ile çalışıyor.
www.minekasapoglu.com

Daha hızlı: Citius

Benim ilk Olimpiyatım olan 2002 Salt Lake’te hâlâ çoğu spor fotoğrafçısı film kullanıyordu. Çektikleri filmleri yıkamaya veriyor, saatler sonra geri alıyor ve tarayıp yolluyorlardı. 90’larda mail daha yokken posta ile gidermiş gazetelere spor fotoğrafları. Artık fotoğrafçılar fotoğrafı çekiyor, bir düğmeye basıp fotoğraf hakkında ses kaydıyla bilgi veriyorlar, kartlarını bilgisayarlarına takıyorlar, çektikleri fotoğrafların hepsi neredeyse anında bambaşka şehirde olan bir editörün bilgisayarına geliyor, editör en iyi kareleri seçiyor ve fotoğraf altlarını yazıyor ve fotoğraflar çekildikten saniyeler sonra gazetelerin ve haber ajanslarının kullanmasına hazır oluyor.

Altius

Daha yüksek: Altius

En iyi spor fotoğraflarını çekebilmek için fotoğraf makinenizin teknolojinin en yüksek noktasında olması gerekir. Makinenizin saniyede çektiği kare sayısı, nemleme ayarlarının kalitesi ve düşük ışıkta verdiği performans çok önemlidir. Uzaktaki aksiyonu yakınlaştıran telefoto lensler kullanırız. Futbol maçlarında kenarda köşede bu koca lenslerle çalışan arkadaşlarımı görebilirsiniz. Ben bu sene Canon’un yeni makinesi D1X’i kullanıyorum ve şu ana kadar kullandığım bütün makinelerden çok farklı, çok kaliteli. Mesela 100 metre finalinde bu makineyi kullanacağım. Bitiş çizgisinin karsısında olacağım. Sporcular bitiş çizgisine daha gelmeden önce basacağım deklanşöre. Saniyede 12 kare çekebileceğim.

Daha güçlü: Fortius

Profesyonel spor fotoğrafçılığı maalesef biraz da hamallık gerektiriyor. Lensler çok ağır ve fotoğrafçılar üzerlerinde minimum üç, dört lens bulundururlar. Lens değiştirecek vakitleri olmadığından üzerlerinde minimum iki veya üç de gövde ile dolaşırlar. Fotoğrafçı olmak için de insanın güçlü olması lazım. Neredeyse 30–40 kg ağırlıkla bütün gün koşturuyoruz. Hiçbirimizin asistanı yok. Günde defalarca kere bütün o ekipmanı güvenlikten geçiriyor, kilometrelerce de yürüyoruz. Çektiğimiz fotoğraflar için gerçekten çalışıyoruz diyebilirim.

Spor Fotoğrafçılığının olmazsa olmazları

SAYGI
Fotoğrafçılar arasında yazılı olmayan çok güzel kurallar var, birbirine saygı ve dayanışma var. Kaç senedir büyük spor organizasyonlarını fotoğraflıyorum ve şu ana kadar bir lens kapağım bile kaybolmadı. Binlerce dolarlık takım öylece yerlerde durur fotoğrafçı bir yere kadar gidip gelirken ve kimse dokunmaz. Fotoğrafçılar arasında bir de hiyerarşi vardır ayrıca. Bazı seçkin haber ajanslarının fotoğrafçıları ve senelerdir bu işi yapan fotoğrafçılar saygı görürler.

ARKADAŞLIK
Rekabet içinde olsak da, fotoğrafçının derdinden fotoğrafçı anlar. Açılış töreninde yepyeni makinemin nemleme ayarlarında bir bozukluk oldu. Ne yapacağımı şaşırdım. Neyse ki yanımda Porto Rikolu bir fotoğrafçı durumumu fark edip bana yedek makinesini ödünç verdi. Bütün açılışı onun makinesi ile çektim. Bir şey gerektiğinde, bir sorum olduğunda hep yanımdakilere danışırım ve genellikle iyi niyetli cevaplar alırım. Olimpiyat ruhu belli ki biz fotoğrafçıları da etkiliyor.

MÜKEMMELLİK
Fotoğrafçılık, mükemmel bir kareye doğru giden uzun bir engeller zinciridir. O engelleri ancak istek, deneyim ve konsantrasyonla tek tek aşıp amaca ulaşabilirsiniz. Spor fotoğrafçılığı da sporun kendisine çok benzer bu açıdan. Sonunda o mükemmel kareye ulaşmak biz fotoğrafçılara birer altın madalya almışız hissini verir.

Bir kadın olarak spor fotoğrafçılığı
1.5 yaşında bir kızım var. O da benimle Londra’da. Singapur Gençlik Olimpiyatları’nı çekerken ona hamileydim. Innsbruck Gençlik Kış Olimpiyatları’nı çekerken 11 aylıktı. Ben fotoğraf çekerken o karlarda oynadı. Londra, ilk gerçek olimpiyatı. Ben fotoğraf çekerken bütün gün babasıyla o park senin bu müze benim Londra’yı geziyorlar. Spor fotoğrafçılarının yüzde 99’u erkek. Kadın olarak bu işi yapmanın bir dezavantajını görmedim ve bana kalırsa avantajları da var. Boyum kısa olduğundan diğer fotoğrafçı arkadaşların önüne geçebiliyorum mesela. Daha önemlisi seyirciler ve sporcular bence kadınlara daha çok duygu gösterebiliyorlar diye hissediyorum. Kadınların fotoğrafçılıktaki gücü karsısındakinin bir kadına kendinden daha çok şey gösterebilmesi, paylaşabilmesi. Bazen bir sporcu ile beraber duygulanıyorum, gözümden yaşlar gelirken çektiğim fotoğraflar oluyor. Duygu yüklü bir iş, herşeye de hazır olmak lazım. Spor tarihini belgeliyoruz sonuçta.

Mine Kasapoğlu Puhrer

Mine_Kasapoglu_Puhrer

altius

citius


spor_fotografciligi

202538_224531607670366_389225374_o

219865_226602320796628_2000442008_o


259768_227334070723453_877948683_o

278761_225225737600953_1118539117_o

323917_224141417709385_1776702059_o


325058_227698927353634_1388889965_o

329314_226974920759368_1915368151_o

329356_226975134092680_888538243_o


334106_226236670833193_258581959_o

413187_226603387463188_18883954_o

413192_226975344092659_1121032743_o


415495_228329547290572_341341577_o

614698_226236874166506_252093204_o

616647_226236307499896_2137229657_o


616926_224533197670207_792365127_o

620491_227333810723479_362443657_o

621785_224142494375944_1962300003_o


621798_226224197501107_510711367_o

621993_228039280652932_734600150_o


Kaynak : Radikal

Devamını oku..

Microsoft tablet

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , ,








Microsoft, bir sürpriz yaparak kendi markasını taşıyan tabletini tanıttı. Fakat halen cevaplanmamış oldukça fazla soru var. Acaba Windows Surface, yine hüsran mı yaşatacak?

Microsoft, tabletlerinin teknik özellikleri ve aksesuarları hakkında bilgiler paylaştı fakat asıl soruların cevaplarını vermedi.

Firmanın 2 hedefi olduğu çok net; Android ve iPad’e rakip olması arzulanan Surface for Windows RT ve kurumsal pazara hitap eden Surface for Windows 8 Pro ile her ikisi pazardan da pay elde etmek. Payını artırmak demiyoruz çünkü Windows’lu tabletlerin pazarda kayda değer bir payı yok. Yani Apple ve Android üreticilerinin birkaç yıldır rekabet ettiği bu pazarda Microsoft için her şey sıfırdan başlıyor.

Her iki tabletin özelliklerine baktığımızda Microsoft’un bir inovasyona imza atmadığını görüyoruz. Gerek işlemci, gerek ekran gerekse de boyutlar bakımından “sıradan” özellikler sunuluyor. Üstelik bu tabletler piyasaya 2012′nin sonlarında çıkacak. Yani o zamana kadar bu donanım konfigürasyonu daha da eskimiş olacak. Windows Surface modellerini diğer ürünlerden ayıran tek farklılık işletim sistemi ve arayüz olacak. Windows 7 dokunmatik ekranlarda öylesine başarısızdı ki Windows 8′de bir kaydırma hareketi bile büyük gelişme anlamı taşıyor. Ancak Metro arayüzü henüz kullanıcılarla buluşmadı ve iOS-Android rekabetinde kendine yer bulabileceğinden kimse emin değil.

Devamını oku..

Vob Nedir

Yazar: admin | 22 Ocak 2013 | Kategori: Apple | Yorum Yok »
Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,








VOB nedir ? Ne kazanılır ? Ne kaybedilir ? Ne kadar sermaye ister ? Nerede hesap açılmalıdır ? Nereden izlenir ? gibi basit ama öz olarak, hiç bilmeyenlerin anlayabileceği bir dille izah etmeye çalışacağım. Ayrıca yeri geldikçe Forex piyasaları ile farklarından da bahsedeceğimden az çok anlamış olacaksınız. VOB yani Vadeli İşlemler Borsası’nın nasıl birşey olduğunu. Aklınıza takılan farklı birşey olursa bir e-mail atmanız yeterli olacaktır. Elimizden geldiğince bu piyasa hakkındaki Pratik bilgilerimizi paylaşmaya çalışacağız. Bundan sonrası size kalıyor…

Söze başlamadan sizi aşağıya yazacaklarımı okumaya zorlayacak bir örnekleme yaparak başlayayım. VOB’ta diyelimki 5000TL sermayeniz var ve “UZUN” pozisyon açtınız. (UZUN yani LONG demek ALIM YAPMAK Demektir ve borsa yükselirse kazanırsınız. Düşerse kaybedersiniz. ) Siz LONG yani ALIM yaptıktan 1 hafta sonra Borsada yükselişe geçmiş ve 5.000 puan çıkış yaşanmış olsun. Bu durumda VOB denen piyasada Borsa denen piyasa ile göbekten bağlı olduğundan, aşağı yukarı VOB’ta aynı oranda yükselmiş olsun. Kazancınız bu durumda taaaaam 5.000TL olur.Yani %100 eder buda.Sizde biliyorsunuz ki, Borsa hergün en azından 1000 puana yakın veya haftada da 4-5000 puanlara yakın bir tarafa gidebiliyor.

Peki diyelimki ortada Kriz varmış ve Hisseler kütür kütür düşüyormuş. Ne alınsa eller cepler yanıyormuş. Bu durumda tek adres yine VOB olacaktır. Çünkü VOB’ta Borsa düşerkende KAZANILABİLİYOR. Bir üstteki örneği aynı oranlarda düşüş içinde hesaplayabilirsiniz. Tek yapmanız gereken ” Bu borsa düşer daha ” diyebilmek ve bunu dedikten sonra VOB’ta SHORT, yani KISA pozisyon açmak olacaktır. Bu seferde aşağı 5000 puan borsa ve VOB kardeşliği düştüğü anda kazancınız yine 5.000TL olacaktır. Aynı FOREX gibi, hem düşerken hemde çıkarken kazanma fırsatını Ülkemizde bizlere sunan VOB piyasasıdır.

Aklıma gelmişken; şimdi biriniz çıkıp diyecek ki, bu vob’ta 5000TL şartmı yani .? Hayır tabiki değil. VOB yapabilmek için hesabınızda min. 500TL olması şartından başka koşul bulunmamaktadır. Bu durumda siz sadece 1 kontrat pozisyon açabilirsiniz. ( VOB’ta LOT yerine kontrat tabiri kullanılır ve lot’larda olduğu gibi fiyatla alakalı olarak, yok 100 lot şu kadar, yok bin lot bu kadar gibi olmayıp, VOB fiyatı olarak gördüğünüz aşağıda verdiğim kod larda yani İMKB-30 04/02 yazanın değerinde 30.000 de dese, 70.000 de dese, sizin 1 kontrat pozisyon açabilmeniz için gereken tutar sabittir ve şuan 500TL dir.10 kontrat açacağım derseniz 500TLx10=5.000TL gerekir. 100 kontrat x 500TL =50.000TL gerekir. Bukadar basittir.

Aynı şekilde 100kontrat SHORT açmış olsaydınız ve VOB ile Borsa kardeşlerde 5000 puan düşse idi, sizin kazancınız yine %100 yani 50.000TL KAR olacaktı.

Çok kısa aklınızda kalacak KAR/ZARAR hesap şeklinide vereyim. VOB fiyatları 30.000 iken siz bir kenara ” evet buradan short açtım ” diyerek not etseniz ve fiyatın teletexten veya yukarıda verdiğim linkten izlerken aşağı yönde değiştiğini görürseniz kardasınız, ama nekadar kardayım derseniz buyrun ..; 30.000 den 10 kontrat yani 5.000TL lik sanal olarak Sattım yani short açtım yani kısa açtım dediyseniz ( bu tabirlerin hepsi aynı kapıya çıkar ) ve fiyat 29.900 e düşmüş ise her 100 puanlık farkta 100TL kazanmışsınız demektir. Çünkü short açtınız ve bu borsa düşer arkadaş dediniz. Çıksaydı zararda olacaktınız. Ancak şansa bakki düştü ve kazandınız.

Hesabı basit olsun diye 10 kontrat yani 5.000TL ile oynanması üzerine bir senaryo kuruyorum.

Vob’ta alış/satış farkı .25TL lik farklar’la ilerler.Yani alış 30.100 / Satış 30.125 şeklindedir.

10 kontratta her 25 puanlık değişim, 25TL kar veya zarar ettirir. (

10 kontratta her 100 puanlık değişim 100TL kar veya zarar ettirir.

10 kontratta her 1000 puanlık değişim, 1000 TL’lik kar veya zarar getirir.

VOB, Vadeli işlem ve Opsiyon Borsası demektir. İsminden de anlayacağınız gibi Vadeli işlem diyor. Yani işlem yaptığınız yatırım aracının bir vadesi vardır ve vadesi geldiğinde tabiri caizse bozdurulur. Bir üst paragrafta VOB’u izleyebilmeniz için verdiğim yerde İMKB-30 04/09 isimli şey dediğim isimdeki rakamlara dikkat edin. Bunların anlamı, VOB denen şeyde bu isimde belirtilen süre sonuna kadar işlem yapabilirsiniz, Alır veya satarsanız en fazla o tarih sonuna dek taşıyabilirsiniz. Hisse gibi alayım 3-5 ay taşıyayım gibi şeyleri yoktur ve siz alırsınız ama isimde belirtilen tarih geldiğinde yani İMKB-30 sözleşmelerinde, 04(4.aya son günü son mesai saatine kadar elinizde tutabilir veya al-satlar yapabilirsiniz, hemde sadece 2009 yılı içinde, demektir bu isimdeki rakamlar ve kısaltlmalar.

Peki 04 yani 2009 yılının 4. ayı olan Nisan ayının son günü geldiğinde ne olur.? O günkü uzlaşı fiyatından ama ben kafanız karışmasın diye kapanış fiyatları yakınlarından, siz elinizde unutsanızda kurumunuz otomatikman pozisyonunuzu kapatacaktır. Artık o tarihte karda ya da zararda olduğunuza bakılmaz. Çünkü VOB’un süresi sadece 2 ay’dır ve her 2 ay’da bir kere yeni söleşmeler işlem görmeye başlar. Örneğin şuan Şubat’ın 23 ündeyiz ve bu ayın son gününde İMKB-30 02/09isimli vob sözleşmelerinde artık işlem yapılamayacak ve bunun yerine yine ömrü 2 ay olan yenisi devreye girecek ki onunda adı İMKB-30 04/09 olacak. Bu böyle sürüp gidecek.. Bunlar hep ayrıntıdır. Bunlara takılmayan. Her daim en yakın vadeli VOB sözleşmelerinde yoğun işlem olur.

Buraya kadar sanırım azda olsa birşeyler canlanmıştır aklınızda. Şimdi dahada basitleştirerek gideceğim anlatımıma..

VOB denen piyasa Bildiğiniz hisse senetlerinin işlem gördüğü hergün duyduğunuz İMKB100 bugün düştü,şukadar çıktı denen Borsaya göbekten bağlıdır. İMKB 100 değilde İMKB30 Borsa endeksine bakar ve aralarında sürekli değişen oranlarda korelasyon vardır. Mesela bugün İMKB30 bildiğiniz Borsa endexinin kapanışı 30.744 ten olmuş. Peki VOB’ta bunu takip ettiğine göre,ama aşağısından, ama yukarısından birbirleri ile biryerde yakınlaşacaklardır. Çünkü yakın akrabaar zaten. Neyse Bu gün VOB kapanış fiyatı ise..: 30.625 ten olmuş. Gördüğünüz gibi çok yakınlar değilmi .?

* Tüm bunlardan şunu anlıyoruz. VOB demek, Borsa demek gibi birşeydir. Birinde agresif bir hareket olursa diğeride ona yaklaşma ihitimali içindedir denebilir.

* VOB demek İMKB hisselerinden en babalarını içine alan bir fon gibi bile algılanabilir. Öyle değildir tabiki ama yapısı gereği böyle bir algılamanın sakıncasıda yoktur sanırım. Sonuçta büyük hisseler düşüyorsa, Borsada düştüğüne göre ve Borsa düşüyorsa VOB’ta düştüğüne göre zincirleme bir etkileşim aralarında tabiki vardır. Ya da tam aksi, VOB yükseliyorsa Borsada bir süre sonra dayanamayıp yükselebilir.

* Siz iyice öğrenene kadar Ben anlaşılması en kolay olsun diye uğraşıyorum..

* VOB’un en büyük avantajı düşüşlerde de kazanabilme ihtimalidir. Çıkışlarda da avantajı yüksektir tabiki.

* Hisse senetlerini alıp sattığınız gibi VOB’tada işlemlerinizi Bankanızdan, aracı kurumunuzdan, isterseniz internetten, istersenizde telefon ile anında yapabilirsiniz. Gün içinde dilediğiniz kadar LONG diladiğiniz kadarda short pozisyon açabilirsiniz. Diyelim ki borsa ve VOB çıkacak bugün dediniz ve 10 kontrat yani 5000TL lik LONG ( Uzun ) pozisyon 30.000′den açtınız. Fakat VOB aniden düşmeye başladı ve sizde kanaat getirdinizki bugün çıkmaz ama düşermiş meğer. Bu durumda hemen pozisyonunuzu zararınız daha az ike kapatır ve madem düşecekmiş piyasalar, ozaman hemen Short ( Kısa ) pozisyon açarsınız ve vob 29.000 e düştüğünde yani 1000 puan düştüğünde, tüm borsada kıpkırmızıyken, herkes ağlaşırken siz cebinize 1.000TL koymuş olursunuz çooooktan .! Baktınız ki, bukadar düşüş meğer kandırmacaymış, hemen orada tekrar long açarsınız ve vob yine 30.000 e geldiğinde 1000TL daha kazanırsınız. Ancak dikkat edin, yanlış bir kararda verdiğim oranlarda da zarar edebilirsiniz.

* Alım satım komisyonları Kurumdan kurma değişim gösterir ancak benim bildiğim oranlar 400kuruş ile 6TL arasında değişiyor. Yani bazı kurumlar 1 kontrat için sabit 400Kuruş,bazıları sabit 1TL bazıları sabit 600kuruş ve bazılarıda 1kontrat için 4-5TL komisyon alıyorlar alım satım işlemlerinizden. Dolayısı ile hesap açarken bunlara çok dikkat edin. Çünkü aldığınız yere geri vererek pozisyonlarınızı kapatsanız bile komisyonlarınız yüksek olduğundan, yüksek zararla günü kapatmış olabilirsiniz.Bana hangi kurum diye sormayın ben söyleyemem. Lütfen çevrenizden araştırmanızı kendiniz yapın. Benden uyarması ..!

* VOB’ta işlem saatleri sabah 09.15 ile 17.15 arasındadır ve öğlen tatili yoktur.

* Ayrıca VOB Ülkemizdedir. Tüm VOB yaptıran ve Paralarınızı yatırdığınız kurumlar SPK yani Sermaye Piyasası Kurumu tarafından sıkı bir şekilde denetlenmektedir.

* Dilediğiniz an paranızı çekebilirsiniz ve yatırabilirsiniz. Bir güzelliğide, Sayın yöneticilerimiz VOB’un teşviki için uzunca bir süredir VOB kazançlarından Vergi almamaktadırlar. Yani vergiden muaftır tüm kazançlar.

* İşte tam burada da Otomatik sinyal sistemleri ve expert programları devreye giriyor. Sinyal Sistemlerimiz, expertlerimiz, indikatörlerimiz diyerek ana sayfamızda tanıttığımız ve grafiklerle, Sinyal ekran görüntülerini eklediğimiz resimlerlede detaylandırdığımız programlarımız, tüm VOB ile işlem yapanların en Büyük yardımcılarıdır.

Hem Yukarı çıkışlarda, hemde aşağı düşüşlerde kazanma ihtimali ve fırsatı sunan VOB’ta, aynı zamanda da Zarar etme ihtimalide, kaybetme ihitmali ile neredeyse eşittir. Dolayısı ile siz VOB’un yükseleceğini, Gazetelerde, dergilerde veya izlediğiniz sitelerde okuduğunuz çeşitli kişilerin yorum ve yazılarına dayanarak vermiş olabilirsiniz. Hatta yakınınızda Borsacı bir dostunuz dahi olabilir ve oda size bu Borsa yükselir xxxx rakamına kadar diyebilir. Üstüne birde ABD’den, Avrupa’dan, Japon ekonomisinden iyi haberleride duymuş olabilirsiniz. Bu durumda Beyniniz, tüm bu verileri işleyip sizi ALIM yani VOB’ta LONG yapmak yönünde uyaracaktır. İlk fırsatta LONG pozisyonunuzu açarsınız ve bir süre sonra Borsada VOB’ta bir bakmışsınız aşağı düşüşe geçmiş. Duygularınız öyle ön plandadır ki, asla düşüşün sertleşebileceğine ihtimal dahi vermezsiniz. Sabır ve yoğun stres ile LONG pozisyonunuzu zarar etmenize rağmen, ” bu birazdan yukarı dönecektir ” beklentisi ile kapatmazsınız. Neden kapatasınız ki; Sürekli takip ettiğiniz güvendiğiniz köşe yazarı, site sahibi ve hatta arkadaşınız dahi çıkacak demişti size.

Ancak tüm bunların yanında Geçmiş Performansı yüksek olan bir Sinyal programınız olsaydı ve ekranınızda canlı olarak çalışarak size sonucu hakkında anında bilgi verseydi, yani sinyal verseydi, en azından o zarar eden pozisyonunuzu ısrar ile tutmak konusunda yeniden düşünmeye sizi teşvik ederdi. Program sinyali demek, kullanılırsa kesinlikle kar edilir demek asla değildir. Ancak herşeyi daha büyümeden, çığrından çıkmadan öngörebilme yetiniz’in gelişmesi demektir. Tüm sinyal expert programları’nın ve indikatörlerin yegane görevi ve kullanılma amacıda sizlere tarafsız, duygusuz, düşüncesiz, yorumsuz ve tamamen matematiksel hesaplamalar sonucunda oluşan robotik sinyalin yönü hakkında Bilgi vermektir.. Sonuçta hepsi matematiksel kod’lar dizinidir ve Dünyada kriz varmış yokmuş, Dow düşmüş çıkmış bunlar onu bilmezler. Tek baktıkları şey o anki rakamların, geçmişteki rakamlara göre farkıdır.

Dikkat edin, expert Sinyal Programı’nın yönü hakkında bilgi verir.Piyasanın yönü hakkında bilgi vermezler.

En basit bir örnek ile Hep 100 ile 120 arasında gezen bir fiyat aniden 160 lara yükselmiş ise, size yukarı yönde Sinyal üretecektir. Çünkü geçmişteki fiyatlara göre bir yükseliş hesaplamıştır ve başka hiçbirşeyi bilmez, bakmaz. Duygusu yoktur, düşünemez, yorumlayamaz, bu sinyali pass geçeyim diyemez, ” yok canım buradan şimdi düşer, bu yalancı çıkıştır ” gibi düşünceleri yoktur. Hatta Borsada çalışan güvendiği bir arkadaşıda yoktur. Rakamlar neyi gösteriyorsa, bunlar sadece onu söyler. Sözleri sinyaldir.

Dolayısı ile avantajıda şudur, siz buradan düşmez, çünkü haberlerde şunu dinledim Ekonomi için harika bir haberdi. Ahmet, Mehmet’te böyle söylemişti zaten derken, fiyatlar seans içi belli bir oranda gevşediğinde,duygularınız’ın esiri olduğunuzdan kendinizi tek bir yöne şartlamışsınızdır.

Sinyal programları ise, kendileri için tanımlanmış gerekli matematiksel kriterler oluşmuşsa, gözünün yaşına bakmadan sinyalini ekrana yapıştırıverir. Siz hala düşmez, döner birazdan dersiniz ama birçok expert, indikatör ve program çoktan sinyalini vermiştir bile. Sinyalini vermiş olması kimi zaman doğru çıkmasada, yinede sizi uyarmış ve objektif bir şekilde bilgilendirmiş olması çok ama çok önemlidir.

Bu bilgileri alıp değerlendirmek ise yatırımcıların kendi tercihleridir. İşlem yapacağınızda ne kadar çok kriteri değerlendirir ve yardım alırsanız okadar doğru yola yakın kalırsınız.

Bir yatırımcı’nın en büyük düşmanı yine kendisidir. Bunu unutmayın lütfen..!

Saygılarımla

 
Kaynak : VOB Sinyalleri

“”VOB Ekranınızda, Sizin İçin Düşünen Bir Program Var Artık..!””
Okyanusu Hayal et ki, En Azından Gölde Yüzebilesin.

Devamını oku..
  • Kategoriler

msn aç Spartacus 3. Sezon Vengeance izle

Bildigim.com Sitemap - Tüm Hakları Saklıdır.